Mutluluktan yoksun kalmak

Bugün ne yapıyorsun? Yarın ne yapacaksın? Seni bu yeni günde neler bekliyor? Yarının getirecekleri için için kıpır kıpır oluyor mu? Olmuyor mu? Yoksa bugün de yine tıpkı dün gibi geçmiş anılarını mı düşünüyorsun? Sadece onları düşündüğünde gülümsüyor, hüzünleniyor, korkuyor veya heyecanlanıyorsan, içinde bulunduğun an senin için anlam ifade etmiyorsa ve en önemlisi gelecek için hayaller kurmak yerine dünde yaşananları kafanda tekrar tekrar yaşıyorsan geçmişe takılı kalmışsın demektir.

Oysa geçmişte takılı kalmak seni sadece mutsuz eder, ileri bir adım atamazsın, e geri de gidemezsin haliyle; hadi bakalım hoş geldin arafa. Araf bana hep sonsuz karanlığı, içinde debelenip duran ruhların çığlıklarını, umutsuzluğu çağrıştırır. İşte sen geçmişte yaşamaya devam ettiğin sürece her günün arafta, ruhunun çığlıklarını dinleyerek kendine eziyet ediyorsun. Neden? Cesaretin mi yok? İleri doğru bir adım atmak seni korkutuyor mu? Yeniden başlamak zor mu geliyor? Einstein der ki; Yaşam, bisiklet sürmeye benzer. Dengeyi sağlamak için pedal çevirmeye devam etmek gerekir. Sen şimdi hem pedalları bırakıp hem dengede durmaya çalışıyorsun, olur mu? Olmaz tabi ki. Geçmişte yaşadıkların senin sadece öğretmenin olabilir, hayatının sahibi değil! Yenilenmek için yaşadıklarından ders çıkarıp geçmişten vazgeçip gerekli değişiklikleri yapmalısın. Biliyorum bunun için yeterince cesur olmadığını düşünüyorsun ve haklısın da ama şöyle düşün zaten bedellerini ödemişsin; Şimdi artık alma sırası sende değil mi?
Biten bitmiş, yaşanan yaşanmış, olan olmuş ve sen bunları avantaja çevirmek yerine, tüm bunların seni mutsuz etmesine, seni yönetmesine izin veriyorsun, neden? Oysa sen tümüyle düşüncelerden ibaretsin neden hangilerini seçip hangilerinden vazgeçeceğine de karar veremeysin ki? Neden kontrolü ele alamayasın ki?
Şu an, evet tam şu an çok önemli çünkü içinde bulunduğun an seni geleceğe götürecek olan an. Bunun ne kadar büyük bir güç olduğunu görebiliyor musun? Ne düne benziyor ne de yarına benzeyecek… Şu an senin adım atman için ne güzel bir an farkında mısın? Hadi bir fincan çay koy kendine veya şöyle güzel bir kahve yap. Evinde ya da ofisinde, bulunduğun yer her neresiyse onun içinde, en sevdiğin yere geç ve rahatlamak için kendine izin ver. Nefesine odaklan, 15 saniye derin derin nefes al ver ve yavaş yavaş kendini yukarıdan izlemeye başla? Ne görüyorsun? Muhteşem bir ruh değil mi? Şimdi bu ruhu yaralayan her şeyi bir kenara bırak onun yerine bu güzel ruhu besleyecek, yeşertecek güzel şeyler düşünmeye başla; Belki bir kitap, belki yeni bir aşk, belki arkadaşlarla geçirilecek keyifli anlar, deniz kenarı, kış bahçesi, bir elma, bir kedinin veya köpeğin yumuşacık tüyleri vb… Hangisini seçersen seç, seçiminin seni neden mutlu ettiğine odaklan, üzerinde düşün, hissettiklerini kendine anlat, hisleri kafanda ayrıştır ve hangisi sana kendini iyi hissettiriyorsa o hissin üzerinde çalışmaya başla. Ve lütfen bu egzersizi günlük bir rutin haline getirmeyi unutma…

“Mutluluktan yoksun kalmak” hakkında 1 yorum

  1. Yazılarınız çok iyi geliyor bana. Kaleminize sağlık. En çok bu yazınızı sevdiğim için burada teşekkür etmek istedim. Yeni yazılarınızı bekliyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir