Karantina ve Akıl Sağlığımız

  • Lügen 

Gidecek hiç bir yer olmadan bir evin içine hapsolmak gerçekten çok sinir bozucu olabilir. Biz insanlar özgürlüğe alışkın sosyal varlıklarız durum böyle olunca da Korona virüs esnasında bir çoğumuz için evde oturmak içinden çıkılması çok güç bir hal alabilir.

Arkadaşlarımızla buluşmak, keyfi alışverişe gitmek, bilgisayarımızı veya kitabımızı alıp bir kafede oturmak hatta spor salonuna gitmek gibi her hangi bir dışarı aktivitesi yapmak yerine evlerimizde kilitli kalmamız gereken şu günlerde maalesef mevcut durum insanın zihinsel sağlığını da etkilemeye başlayacaktır. Issız bir adaya düşmüş misali.

Peki karantina sırasında zihin sağlığımızı korumak için neler yapabiliriz?

Elbette zihnimizi rahatsız eden her sorunun çözümüne giden ilk adım perspektifimizi değiştirmektir; Misal şu anda bir çoğumuz bu durumu zorla eve hapsedilmek olarak algılıyor, öyle değil mi? Üstelik bir başkasının hatası yüzünden başımıza geldi bunlar. Bu her iki düşünce şekli de zihni değiştirebilecek oldukça güçlü inanışlar. Oysa bunlar yerine hayatınızı yeniden organize etmek için elinize bir fırsat geçtiğini, bu sürecin hep hayalini kurduğunuz geleceğinize iyi bir başlangıç motivasyonu olduğunu düşünebilirsiniz.

Yukarıda da belirttiğim gibi biz insanlar sosyal varlıklarız ve aynı zamanda alışkanlıklarımızın kölesiyiz zaten günlük rutinimizin bozulmasına karşı duruşumuz da bu yüzden. İşte tam bu yüzden karantina öncesi rutinlerinize mümkün olduğunca bağlı kalmaya çalışın. Evden çalışırken rahat davranmak cazip gelebilir ancak bunun sonuçları size zarar verecektir. Sabahları mümkün mertebe aynı saatte veya nispeten erken bir saatte uyanmaya, kahvaltıdan sonra çayınızı, kahvenizi içerken günlük programınızı oluşturmaya özen gösterin. Kendinize mola süreleri belirleyin ve o sürelerde rahatlatıcı şeylerle ilgilenin.

Gerek yerel, ulusal veya uluslararası medya gerek sosyal medya olsun şu anda tüm dünya Korona virüse kilitlenmiş durumda ve bir süre sonra o yayınları takip etmek sizi hasta edecektir. Bu sebeple günde bir ya da iki kez resmi bilgi kaynaklarından bilgi alıp geri kalanında çalışmalarınıza ağırlık verebilirsiniz veya çalışmıyorsanız biraz kitap okuyup sonra güzel bir klasik film açıp izleyebilirsiniz. Müzik dinleyebilir, ilgilenmek istediğiniz hobilerinize vakit ayırabilirsiniz. Ne yaparsanız yapın ama lütfen saatlerce Korona kelimesinin kulaklarınızda eko yapmasına izin vermeyin 🙂

Dünyada büyük bir kaos ortamı hakim; kimse önümüzdeki günlerde neler olacağını bilmiyor. Evinizin içinde de böyle bir ortam oluşmasına izin vermeyin. Bu yüzden evinizi derli toplu ve temiz tutun. Yatakta yemek yemek, koltukta pijamalarla çalışmak, temizliği ve düzeni elden bırakmak bir noktada sizi aşağı çekmeye başlayacaktır. Kendinizi bu şekilde bırakmak hem mevcut an hem de ilerisi için son derece zarar verici olacaktır bunu aklınızdan çıkarmayın.

Karantina sürecinde dilediğimiz her şeyi yapamayacağımızı hepimiz biliyoruz ama en azından bugüne kadar alışmış olduklarımız yerine evde de uygulayabileceğimiz yeni alışkanlıklar edinebiliriz. Mesela dikiş dikmek, örgü örmek, yeni bir pasta tarifini denemek, yeni bir dil öğrenmeye çalışmak, yoga veya evde yapılabilecek hareketleri içeren egzersizler, vb. gibi aktiviteler sizi hem enerjik tutacak, hem gelişiminize katkı sağlayacak hem de zihninizi meşgul edecektir.

Karantina sürecinde akıl sağlığınızı korumakla ilgili dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir konu ise meditasyon. Bu konuda yapılan sayısız araştırma, düzenli yapılan meditasyonun depresyon ve kaygı bozukluğunun semptomlarını, önemli ölçüde azalttığını gösteriyor. Bu büyük belirsizlik zamanında hiç bir şey sükunetten daha iyi değildir. Eğer meditasyon yapmak ile ilgili sorunlar yaşıyorsanız burnunuzdan yavaş yavaş alıp vereceğiniz bir kaç nefes de kaygılarınızın azalmasında yardımcı olacaktır.

Yazımı bitirirken neredeyse hepimizin yaptığı ortak bir hatadan bahsetmek istiyorum; İşimizi kaybetmek, geri dönüşümsüz mali hasarlar almak gibi gelecekte yaşayabileceğimiz sıkıntıların kaygısını şimdiden yaşamak. Oysa unuttuğumuz şey şu ki bu yaşanan kaosun sorumlusu biz değiliz ve şu anda dünyadaki herkes aynı problemi paylaşıyor. Bu gibi konularda ilgili yetkililer tarafından mutlaka ve mutlaka önlemler alınıp, çözüm planları oluşturulacaktır dolayısıyla öngörülemez gelecek hakkında kaygılanıp durmak yerine içinde bulunduğunuz anları keyifli hale getirin.

Son olarak ailemizin ve kendimizin sağlığı için, başımızı sokacağımız bir yuvamız olduğu için, ekmeğimiz aşımız mevcut olduğu için bol bol şükretmeyi unutmamanızı diliyorum.

Hep birlikte sağlıklı, mutlu ve güzel günlere… 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir